travesti Onların Rüyaları Travestilerin Kabusu Oldu – Blog Travesti – istanbul travesti ankara travesti

Onların Rüyaları Travestilerin Kabusu Oldu

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller ironi yaparak “Hayaldi Gerçek Oldu” cümlesini kullandılar ve LGBTT’lerin penceresinden 10 farklı video çektiler. Videoların Youtube’daki toplam gösterim sayısı 2 günde 10.000’i geçti.

Seçimlere çok az kaldı. Siyasi partilerin reklamlarını TV’lerde, radyolarda, billboardlarda, gazetelerde her gün görmekteyiz, duymaktayız. Seçim sloganları da elbette hayatımıza fark etmeden giriveriyor. “Hayaldi Gerçek Oldu” cümlesi son dönemde çok fazla telaffuz edilmeye başlandı. sloganı ortaya atan siyasi partiden çok ona karşı çıkanların dillerine pelesenk oldu. Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller de ironik olarak bu cümleyi kullanarak LGBTT’lerin penceresinden 10 farklı “Hayaldi Gerçek Oldu” videoları çektiler.

Ahmet Yıldız’ın ilk eşcinsel namus cinayeti oalrak dünya basınına çıkması ve Dilek İnce’nin pompalı tüfekle öldürülmesi, nefret cinayetlerinde Türkiye’nin dünyada 2. sırada olması, LGBTT derneklerinin hepsine kapatılmaları üzerinden dava açılması, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın eşcinselliği hastalık olarak tanımlaması, AKP Milletvekili Burhan Kuzu’nun eşcinsellere hakları için başka bir yüzyılı göstermesi, TV’lerde LGBT’lerin RTÜK tarafından engellenmesi.. gibi bir çok konu bu videolarda işlendi.

Biz de LGBT aktivistlere video fikrinin nasıl çıktığını sorduk.

Aras Güngör:
Biz LGBT bireyler bu iktidar döneminde takvimlerimize maalesef ölümleri,sistematik ayrımcılık pratiklerini, işten atılmaları, internet sansürünü, kabahatler kanununu, kadın cinayetlerini, toplumun genel olarak muhafazakarlaşması ile gelen baskı ve şiddet olaylarını kaydettik.
Her geçen gün daha da mutsuz insanlara dönüşmemizin en büyük nedeninin bu siyasal yapılanma ve tüm ötekilerin sesini duymayan iktidarda görüyorum. AKP’nin reklamlarından esinlenerek biz de “gerçekleşen(!) hayallerimizin” kaydını tutmak istedik. Bir de tabi “hayaldi ve hala hayal” olan kısmı var. Teknik kapasitemizi arttırıp belki bu işe de girişebiliriz.

Selay Tunç:
Demokrasi diyen bu iktidara, halkım diyen bu iktidara, devamlı insan haklarından bahseden bu iktidara soruyorum, “Biz bunların neresindeyiz?”, “Biz kimin vatandaşı veya halkıyız?” Her gün öldürülüyoruz, ayrımcılığa, şiddete uğruyoruz, bütün bunlar görülsün diye bu klipleri çektik ve videolarda da seve seve yer aldım

Belgin Çelik:
Bize yapılan ihlalleri görmezden gelen hatta LGBTT kelimelerini ağzına bile almayan bu iktidara “bakın biz bunları yaşıyoruz, görün” diye bu çekimlerde yer aldım ve her zaman da mücadelemi sürdüreceğim

Buse Kılıçkaya:
Uzun süreden beri bu reklamları görüyorduk ve bunlar üzerinden ne kadar toz pembe bir Türkiye tablosu çiziliyor rahatsız oluyorduk. Sonrasında, “ne yapılabilir” dedik? LGBTT bireyler olarak kendi alanımızda, hükümet döneminde ne gibi ayrımcılıklara mazur kaldığımızın, nasıl yok sayıldığımızın, nasıl yok edildiğimizin farkındaydık. Tam da bu dönemde, demokratik açılım denilen yerden, aslında hiçbir şey üretilmediğini, özellikle LGBT bireyler üzerinden nasıl bir baskı uygulandığını gözler önüne sermek istedik.
Ben 2007-2008-2009 LGBT hak ihlalleri raporunu hazırladığım sürede muhafazakar ve üstten bir yönetimin LGBT bireylere ne kadar acımasız, ne kadar işkence dolu, ne kadar önyargılı olduğunu gördüm. Benim için hükümetin yaptığı bütün çalışmaları bir lütufmuş gibi davranması sorun. Devlet yönetiminin halktan gelen bütçesini halka sanki lütufmuş gibi davranması da, bundan önceki yönetim tarzları ne kadar olumsuzsa bunun da aynı olumsuzluk içinde olduğunu görmemizi sağladı.
32-33 bıçak darbeleriyle öldürüldük, derneklerimiz kapatıldı, zorunlu seks işçiliğine sürüklendik, sağlık hizmetlerine erişemedik, eğitim hakkımız hala yok, istihdam trans bireylere hala yok, askeriyede fişlendik, medyada engellendik, sansürlendik, mekânlarda ayrımcılığa maruz kaldık. “Dili dini ırkı cinsiyetiyle herkes benim vatandaşım” diyen iktidarın bizler vatandaşı olmadığımızı da fark ettik, ayrımcılık yasasında ayrımcılığa uğradık ve böyle videolar çektik.
Korkmadık sesimizi çıkarttık. Çünkü bu ülke hepimizin, her bireyin. Ayrıca hükümet döneminde herkesin kendi yaşadıkları üzerinden bir video çekmesini sağlayabilir miydik diye düşündük. Çünkü hala Türkiye’de iktidara oy veren LGBT bireyler var ve kendi elleriyle kendilerine kurşun sıkıyorlar. Demokratik bir yaşam istiyoruz. Saltanat süren bir iktidar değil.
Benim için en spesifik olan şey ülkemizde fahişeliğin yasal ama fahişeliğe aracılık yapmanın yasak olması üzerinden bu iktidar döneminde seks işçilerine yönelik 69 TL ile başlayan ve 142 TL ile devam eden para cezalarıyla insanların tekrar fuhuşa teşvik edilmesidir. Bence bu bile başlı başına birçok şeyin göstergesidir, ihlaldir ve suçtur.
Herkesin ayrımcılığa maruz kalmadan yaşayacağı bir ülke ütopyamız.

error: İçerik Çalmak Emeğe Saygısızlıkdır . İsteyin Verelim.